Browse Tag

bilgisayar

Sanal Dünyada Güvenliğin Yolu Ekran Klavyesinden Geçer

Bilgisayarların ve internetin gelişmesiyle ilgili alanlardaki her türlü işin yapılış yöntemi de kaçınılmaz olarak değişti.

Giderek daha kolay ve hızlı olana doğru kayan işlemler, kullanıcıların hayatını her geçen gün daha da kolaylaştırdı ancak bu kolaylık bazı kullanıcıların hiç istemedikleri durumlarla karşılaşmalarının da yolunu açtı.

Bundan yaklaşık on beş sene öncesine kadar kötü niyetli kişiler başkalarının bilgisayarlarına zarar vermek ya da bilgilerine ulaşmak için zararlı yazılımları disket gibi ortamlarda dolaştırıyorlardı. Bu tür medyalarda yer alan programlara bulaştırılmış olan virüsler elden ele dolaşarak yayıldıkları bilgisayarlarda programlandıkları işlevleri yerine getiriyorlar hatta bilgisayarı kullanılmaz hale getirebiliyorlardı. Yine de çoğu zaman verilen zararlar bu durumdan daha ileri gidemiyordu yani kötü niyetli kişiler en fazla egolarını tatmin edebiliyorlardı.

Söz konusu bu durum internetin devreye girmesi ve gelişmesiyle giderek değişmeye başladı. Artık ucuzlayan fiyatlar ve yapılan yatırımlar sayesinde geniş bant internet kullanımının çok rahat erişilebilir hale gelmesiyle artık çok sayıda bilgisayar açılır açılmaz direk internete bağlanıyor ya da bağlantı hiç kesilmeden sürekli açık kalıyor. Böylece bilgisayarlar kötü niyetli kişiler için daha kolay erişilebilir duruma geliyorlar. Üstelik artık amaçları sadece zarar vermek değil aynı zamanda kişisel bilgilerin de çalınması oluyor.

İnternetin sağladığı olanaklar, eskiden çok zor olan dosya ve bilgilerin transferine imkan sağladığı için kullanıcıların bilgilerini korumak ve zararlı yazılımların oluşturacağı istenmeyen durumlardan uzak durabilmek için azami dikkat göstermeleri ve belli başlı bazı tedbirleri almaları gerekiyor.

Bu tedbirlerden en eski olanı ve en bilineni güvenilir olmayan ya da tanınmayan bir kaynaktan gelen hiçbir dosyanın ve elektronik postanın açılmamaları gerektiğidir. Kötü niyetli kişiler, kurbanların ilgilerini çekebilmek için birbirinden cazip ve merak uyandırıcı dosya adları kullanabilmektedirler ancak sonradan istenmeyen durumların ortaya çıkmaması için bu tür ileti ve dosyalara kesinlikle itibar edilmemelidir.

Diğer bir tedbir de sistemde bir güvenlik yazılımı bulundurmaktır. Burada güvenlik yazılımından kastedilen sadece anti-virüs programı değildir. Bilgisayarlara zarar vermenin trojan, spyware, keylogger gibi bir çok yolu olduğu için kullanıcıların komple güvenlik çözümü sunan yazılım paketlerine yönelmeleri gerekmektedir. Anti-virüs yazılımı üreten hemen hemen her firma aynı zamanda bu tür çözümler de sunmaktadır.

Kötü niyetli kişilerin bilgileri elde etmek için kullandıkları yöntemler değiştikçe; kullanıcıların da korunma yöntemleri değişmektedir. Yukarıda bahsedilen güvenlik yazılımları her geçen gün geliştikleri için hacker denen kişiler de artık insanların bir anlık dalgınlıklarından faydalanarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar.

Artık virüs yerine klavyenin ve farenin hareketlerini kontrol ve kayıt eden sonra da kötü niyetli kişilere bu bilgileri e-posta yoluyla ulaştıran keylogger adı verilen yazılımlar daha fazla kullanılmaya başlandı. Bu yazılımlardan bazıları tuşlara basıldığında ekran görüntüsünü bile kaydedebiliyorlar.

Bu tür yazılımlardan korunmak için daha önce sözü edilen güvenlik yazılımları ve anti-logger adı verilen programlar kullanılabilir. Ayrıca bu nokta da kullanıcıların da biraz daha fazla hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Bankacılık ya da alışveriş işlemleri gibi hesap bilgilerini girdikleri sayfalarda mutlaka ekran klavyesi ya da sanal klavyeler kullanılmalıdır. Günümüzde her işletim sistemi bünyesinde bir ekran klavyesi barındırmaktadır. Bu sistemde ekranda bir klavye belirir ve kullanıcılar girmek istedikleri bilgileri ekrandaki klavyenin üzerindeki harflere fare ile tıklayarak girerler. Böylece keylogger programları da klavye girdilerini de kaydedememiş olurlar.

Zaten bir çok kullanıcının hesap bilgileriyle işlem yapan site gerekli alanlarda sanal klavye sunuyor. Şifre ya da herhangi önemli bir bilginin yazılması gereken bir alana tıklandığı takdirde sayfanın bir yerinde küçük bir klavye uygulaması açılıyor. Bu tür durumlarda kullanıcılar mutlaka bu uygulamaları kullanmalıdırlar.

Özellikle internet kafe gibi bir çok insanın kullandığı mekanlarda mümkün olduğunca bu tür sitelerin kullanımından sakınılmalıdır. Eğer böyle bir mecburiyet varsa sanal klavye kesinlikle kullanılmalıdır. Çoğu kullanıcı ekran klavyesini kullanmaya üşenir ve kullanımını yavaş bulur ancak bu, sadece daha sonra çok daha can sıkıcı durumların ortaya çıkmasını önlemek için küçük bir bedeldir.

Bilgisayarlar Artık Anında Açılacak

Günümüzde akıllı kartlarda kullanılan ferroelektrik bellek teknolojisinin silikon tabanlı yarıiletken devrelere uygulanmasını sağlayacak bir yöntem geliştirildi. Böylece bilgisayarlarda işletim sisteminin yüklenmesi için bekleme sıkıntısı ortadan kalkabilir.

Araştırmacılar, yarıiletkenlerin temel malzemesi olan silikon atomlarının yerleşimi ile, akıllı kartlarda kullanılan bellek malzemesinin ferroelektrik olmayan bir çeşidi olan “strontium titanate” atomlarının yerleşimini nanoölçekte eşleştirmeyi başardılar. Böylece “strontium titanate”in ferroelektrik özellikler göstermesi sağlandı.

Ferroelektrik malzemeler, akıllı kartlarda olduğu gibi, veri okuma ve yazmanın çok hızlı olabildiği, düşük güçlü ve yüksek verimli elektronik bellek yapımında kullanılıyor.

Ferroelektrik özelliklere sahip birçok hibrid transistör düşüncesi mevcuttu. Ancak ferroelektrik özelliğin doğrudan silikon üzerinde gerçekleştirilmesi, bu tip transistörlerin ticari olarak geliştirilmesi için önemli bir adım sayılıyor.

Yeni teknolojinin bilgisayarlardaki elektronik devrelerde kullanılması ile işletim sistemlerinin yüklenmesi için geçecek zamanın neredeyse sıfıra inmesi ve bilgisayarlara “anında açılma” özelliği kazandırılması mümkün olabilecek.

ABD Ulusal Bilim Vakfı desteğindeki Cornell, Penn ve Northwestern üniversitelerindeki malzeme araştırma, bilim ve mühendislik merkezleri tarafından gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları Science dergisinde yayınlandı.

Kaynak: Teknoport

Vista Başlat Menüsünde Bilgisayarı Kapat Seçeneğini Göstermek

Windows Vista kullananlar bilirler… Daha önceki işletim sistemlerinde olduğu gibi başlat menüsünün hemen altında bir bilgisayarı kapatma düğmesi bulunmuyor. Bunun yerine menünün altında ilgili seçeneklerin yanında küçük bir ok ikonuna tıklayarak açılan menüden Bilgisayarı Kapat seçeneği seçilebiliyor. Başlat menüsünde varsayılan olarak Uyku Modu seçeneği gelir.

Bu durumu değiştirmek ve başlat menüsünün altında bilgisayarı kapatma seçeneğini görüntülemek aslında çok basit. Aşağıdaki talimatları izlemek yeterli.

Öncelikle Denetim Masası‘na gidiyoruz. Burada eğer görünüm Denetim Masası Giriş olarak ayarlı ise Klasik Görünüm olarak değiştiriyoruz.

Şimdi karşımıza gelen seçeneklerden Güç Seçenekleri‘ne tıklıyoruz.

Eğer yukarıdaki yol size uzun geldiyse aynı yere ulaşmanın bir başka yolu daha var.

Masaüstünde boş bir alana sağ tıklayarak Kişiselleştirme seçeneğini seçin. Açılan pencereden Ekran Koruyucu seçeneğini seçin. Açılan kutudan Güç ayarlarını değiştir… yazan alana tıklayın.

Hangi yolu denerseniz deyin sonunda Güç Seçeneklerine ulaşmış olacaksınız.

Güç seçeneklerinde Dengeli, Güç tasarrufu ve yüksek performans olmak üzere ön tanımlı profillerin olduğu bir ekranla karşılaşacaksınız. Burada sizin kullandığınız işaretli profilin altında yer alan Plan ayarlarını değiştir ifadesine tıklıyoruz. Şimdi karşımıza yeni seçeneklerin olduğu bir ekran geldi. Buradan da gelişmiş güç ayarlarını değiştir yazan ifadeye tıklıyoruz. Bunu yapınca karşımıza bir güç seçenekleri kutusu çıkıyor.

Kutudaki Güç düğmeleri ve kapak seçeneğinin yanındaki artı işaretli kutucuğa tıklayarak alt seçeneklere ulaşıyoruz. Açılan seçeneklerden en altta bulunan Başlat menüsü güç düğmesinin yanındaki artı işaretli kutucuğa tıklıyoruz. Alt tarafta Ayar adı altında bir bölme açılacak. Burada Uyku yazan alana tıklayınca açılacak olan menüden Kapat seçeneğini seçiyoruz.

Artık başlat menüsünde uyku modu yerine bilgisayarı kapat düğmesi gözükecektir.

 

Water Reflection Generator 2.6

Bu program ile özellikle manzara resimlerinize su yansıması efekti ekleyebilirsiniz. Program hem ücretsiz hem de kolay kullanıma sahiptir.

Resimlerinize verilecek efektin yüksekliğini ayarlayabilmenize olanak tanıyan program, oluşturduğunuz dosyayı gif, jpg, bmp ve avi formatlarında kaydetmenize izin veriyor.

Dilerseniz efekti animasyona da çevirebilirsiniz. Böylece dalgalanan bir su görünümü elde edebilirsiniz. Program iki çeşit dalgalanma efekti sunuyor.

Program hakkında bir fikir sahibi olmak için aşağıdaki resmi inceleyebilirsiniz.

Programı insirmek için tıklayınız.

120 mm (12 cm) Kırmızı Işıklı Kasa Fanı Bulmak

Daha önce şu yazımda yeni aldığım kasadan sizlere bahsetmiştim. Kasada bir adet kırmızı ışıklı fan da geliyor. Ben de diğer boş yuvaları ve ışıksız fanları bu şekilde değiştirmeye karar verdim. Bunun için daha önce iki adet 12 cm kırmızı ışıklı fan aldım ancak mağazadaki son fanlardı bunlar. Hatta öyleki ikisinin de markası farklıydı.

Bende daha sonra başka bir yerden alırım diye düşündüm. Gelin görünkü nereye baksam bulamadım. Ortalık mavi ve yeşil renklerle kaplı ama kırmızıdan eser yok.

Hadi mavi kasaya soğuk bir hava veriyor ama yeşil… Yeşil rengin kırmızıdan daha çok tercih edildiğini düşünemiyorum.

Geçen hafta memleketteydim orada da bilgisayarcılara sordum bulamadım en sonunda iki adet mavi ışıklı almaya karar verdim. Sonra arkadaşın aklına bir fikir geldi ve denedik. Gittik elektronikçiden sekiz adet kırmızı led aldık. Arkadaş fandaki mavi ışıkları söküp kırmızıları lehimledi. Ama sonuç beklediğim gibi olmadı. Kırmızı ışık çok soluk görünüyordu. Kasanın içini aydınlatamayacaktı sizin anlayacağınız. Biz de tekrar mavileri geri taktık.

Daha sonra memleket gelince fanı kasaya taktım. Kasanın üst tarafı delikli ve üç tane fan yuvası var. Ben de iki mavi fanı en son ve en başa ve kırmızıyı ortaya takarım diye düşündüm. Kasa biraz polis arabasına benzeyecekti ama yapacak başka bir şeyde yoktu. Ama bu seferde mavi ışık daha güçlü olduğu için kırmızıları bastırdı. Işık kırmızıyken kasanın için DOOM oyunundaki ortamları andırıyordu hafif ışık altında koyu, gölgeli mekanik aksamlar belli belirsiz seçilebiliyordu ve hoş bir görüntü oluyordu. Artık mavi ışık her şeyi bütün çıplaklığı ile gösteriyor anakart ve bellekler üzerindeki yazılar okunabiliyor ve kasanın bütün ihtişamı kayboluyor. Kırmızı ışık altında büyük bir robot fabrikası gibi duran kasa şimdi bir mekanik çöplük gibi görünüyor gözüme…

Mavi bilgisayarın sitesine baktım yok, Bimeks’te yok hepsiburada’da da yok. Bakalım nasıl bulacağım ben bu fanları.

“Select” Menüsüne Genel bir Bakış

Photoshop’ta resim ya da tual üzerinde gerçekleştireceğimiz işlemlerde seçim yapmak ya da seçimi modifiye etmek için sadece araç kutusunda bulunan araçlardan değil aynı zamanda “Select” menüsünden de yararlanırız. Şimdi kısaca bu menüde yapabileceğimiz işlemleri görelim.

Resimde görüldüğü gibi ilgili menüye tıkladığımızda altında bir kaç seçenek olduğu görülür. Bu seçeneklerden bazıları çok önemlidir ve iyi kavrandığı takdirde sizi bir Photoshop ustası yapabilir ancak bu yazımda sadece genel bir inceleme yapacağımızdan dolayı bahsi geçen geçen gelişmiş özelliklere şöyle bir değinip geçeceğiz zira o özelliklerin her biri ayrı bir yazı konusu olacak mahiyette.

Biz şimdilik giriş seviyesi bilgilerle idare edeceğiz. Aslında meraklı ve öğrenmeye istekliyseniz her seçeneği deneyerek; biz burda anlatmasak bile siz kavrayabilirsiniz. Lafı daha fazla uzatmadan yukarıdan aşağıya seçenekleri tanıyalım.

Select menüsü seçeneklerine geçmeden önce bir resim açıyoruz ki seçim işlemlerimizi gerçekleştirebilelim. Daha sonra sol taraftaki araç kutusundan “Polygonal Lasso Tool” seçeneğini seçiyorum. Burada tabi siz istediğinizi seçebilirsiniz ancak örneklerin daha iyi anlaşılabilmesi açısından sizin de bu seçeneği işaretlemenizi tavsiye ederim. Çünkü bu araç bize diğer araçlara göre daha esnek seçimler yaptırıyor. Polygonal Lasso Tool hakkında şu yazımdan bilgi edinebilirsiniz.

Polygonal Lasso Tool’u araç kutusundan, yandaki resimde basılı olan alana tıklayarak açabilirsiniz. Eğer sizin araç kutunuzda farklı bir şekil varsa üzerine farenizin sol tuşuyla tıklayın ve elinizi çekmeden basılı tutun. Yan tarafta alt seçenekler küçük bir menü şeklinde gösterilecektir. Buradan aracımızı seçin. Seçtikten sonra ben aşağıdaki gibir seçim alanı oluşturdum.

Bu kadar açıklamadan sonra menümüzü yavaş yavaş tanıyalım

All: Resimin tamamını seçili hale getirir. Eğer daha önceden bir seçim yapmışsak örneğin yukarıdaki resimdeki gibi ve kaydetmediysek seçimimiz kaybolou.

Deselect: Yaptığımız seçimleri kaldırır. Eğer seçim işleminde bir hata yaparsak bu şekilde yeni bir seçim yapabiliriz.

Reselect: Deselect ile kaldırdığımız seçimi geri yükler bir çeşir geri al işlemi gibi…

Inverse: Bu çok işimize yarayacak bir seçenektir. Seçili alan ile seçili olmayan alanı değiştirir. Yani seçili alan seçimden çıkarılır ve seçili olmayan kısımın tamamı seçilir. Bu özellik bir resimde seçilmek istenen bölge çok karışık olduğunda diğer alanları seçerek ve sonra seçimi ters çevirerek bize yardımcı olur.

All Layers: Programın sağ tarafında bulunan ve ilerleyen yazılarımda değineceğim katmanların tümünü seçer 

Deselect Layers: All Layers’ın tersini yapar ve katman seçimlerini kaldırır.

Similar Layers: Katmanlardaki benzer alanları seçer.

Color Range: Resimi gösteren bir dialog kutusu açar ve buradan seçilen renk, seçim alanında seçili hale gelir. Bir resimdeki benzer renkleri seçmek için kullanılır. Biliyorum biraz kafa karıştırıcı ama ilerleyen yazılarımda daha detaylı değineceğim.

Modify: Bu menü altınde beş adet seçenek içeren bir alt menü bulunur. En alttaki seçenek olan “Feather” konusunu zaten şu yazımda yazdığım için burada anlatmaya gerek görmüyorum. Diğer seçeneklere bakacak olursak.

Border: Seçim alanımızı belirleyen çizgilerin kalınlığını belirler. Mesela aşağıdaki resimde ben Border değeri olarak 15 verdim.

Bunu yaptığımızda seçim alanımız çizgilerin sınırladığı bölge değil; verdiğimiz border değeri ile oluşun çizgi kalınlığının arasındaki bölgedir. Artık bu bölge üzerinde işlem yapıyoruz demektir. Mesela ben söz konusu alanın içini boyadım ve ortaya aşağıdaki sonuç çıktı.

Eğer şekilimiz kara ya da yuvarlak olsaydı. Ortaya kenarları dolu içi boş şekiller çıkacaktı. Bu tür kullanımlarla neler yapabileceğinizi hayal gücünüze bırakıyorum.

Smooth: Seçim alanımızı belirleyen çizgilerin köşelerini yuvarlaklaştırarak yumuşatır. Aşağıdaki resimdeki gibi. Tabi burada yumuşatma derecesini sizin vereceğiniz sayısal değer belirleyecektir.

Expand: Seçim alanını orantılı olarak genişletir.

Contract: Seçim alanını orantılı olarak daraltır.

Grow: Seçim alanının içerdiği renklere göre çevresindeki benzerlerini seçerek alanı orantısız olarak büyütür.

Similar: Seçim alanının içerdiği renklerden hareketle resimdeki tüm benzer alanları seçer.

Transform Selection: Seçim alanını istediğimiz gibi, fare hareketleri ile büyütüp, küçültüp ya da perspektif olarak sadece bir kenarının boyutunu değiştirip döndürmemizi sağlar. Bu transform olayı katmanlarda da kullanılır (edit menüsü alrında) O yüzden daha sonra ayrıntılı olarak değineceğiz. Farenin işlevini değitirmek için Ctrl Alt ve Shift tuşlsrı kullanılır. Bu tuşların herhengi ikisine ya da üçüne birden basılı tutarak farenizle işlem yaptığınızda her bir kombinasyonun farklı özellikleri değiştirmeye yaradığını göreceksiniz. 

Load Selection: Daha önceden kaydettiğimiz bir seçim alanını yükler

Save Selection: Bir seçim alanını alfa kanalı olarak kaydeder ve daha sonra istediğimiz zaman geri çağırmamız için saklar.

Evet arkadaşlar buradaki bazı menü elemanlarının tam olarak ne işe yaradıklarını anlayamamış olabilirsiniz. Zaten başlıktan da belli olduğu üzere genel bir bakış attık ancak ilerleyen zamanlarda buradaki önemli seçenekler hakkında daha ayrıntılı yazmaya çalışacağım.

Bilgisayarlar da Şiir Yazar

Şimdi sizlere çok değişik bir web sayfasından bahsetmek istiyorum. Bu kadar zaman ne için beklediğimi inanın ben de bilmiyorum

Günümüzde eline mikrofonu alan şarkıcı hatta “sanatçı“,  kalemi alan şair oluyor. Günümüzün sözde şairlerinin çoğu bir kurala ya da akıma bağlı kalamadıkları için serbest ölçüde yazdıklarını modern şiir adı altında savunuyorlar. Tabi burada bir yanlış anlaşılma olmasın ben modern şiire karşı değilim bu işin hakkını vererek yapan bir sürü yetenekli şairimiz de var. Diğer taraftan sanat değerleri karalamadan öteye gidemeyecek olan kelime topluluklarını da aşırı yüceltmeye karşıyım.

Neyse benim için çok kıymetli bir ağabeyim de benden bir kaç yıl önce böyle düşünmüş olacak ki dijital müteşair diye kelime bankasındaki kelimeleri bir araya toplayarak şiir yazan bir program geliştirmiş. Dilerseniz bu programın yazılış amacını programcının kendi ağızından dinleyelim.

Şairi değil belki ama müteşairi pek bol bir ülkeyiz. Doğru dürüst bir şairi okuma zahmetine katlanmadan şair olmaya çıkan müteşairlerin hiçbir kurala tabi olmadan, yazdıkları “modern” şiirleri okudukça aklımdan geçen şeyi nihayet gerçekleştirdim: “Müteşair Bilgisayar Programı!” Aslında yaptığım, ilk kıvılcımını Peyâmi Safâ’nın çok kıymetli bir makalesinden aldığım bir fikri hayata geçirmekti. Programım, “Şiir Yaz” düğmesine basıldığında, kelime bankasındaki çok sayıdaki sıfat, isim ve fiil arasından tamamen tesadüfi olarak seçtiği kelimeleri bir araya getirerek “şiir” yazmakta. Modernliği eksik kalmasın diye programımın kelime haznesini “uydurukça” kelimelerle doldurmayı ihmal etmediğimi de burada belirtmek isterim!

Program bir bilgisayara göre oldukça güzel şiirler yazıyor. Müteşair Bilgisayar Program’ını denemek için buraya tıklayabilirsiniz. Sayfada Müdafaaname bölümünde programa gelen eleştiriler için programcının savunmasını da ohuyabilirsiniz

Yukarıdaki bağlantılara ve daha fazlasına ulaşmak için programcının sayfası: www.mavicadir.net

Yazılımlar da Donanımlar Kadar Önemlidir

Bilişim ve teknoloji alanında yapılan yatırımlar ve gerçekleştirilen AR-GE çalışmalarının sonucunda; her geçen gün yeni ürünler piyasadaki yerlerini alıyorlar.

Her çıkan yeni ürün de bir öncekine oranla daha çok avantaj ve özellik sunduğu için kullanıcılar da imkanları ölçüsünde ellerindekini yeniliyorlar ve böylece piyasaya olan talep sürekli canlı tutuluyor.

Donanım cephesinde, yeni piyasaya sürülen bir ürün ilk başlarda fiyat olarak fazla cezp edici olmazken; daha sonra giderek fiyatı düşüyor. Söz konusu ürünün bir de üst modeli çıkınca o ürün artık çoğu kullanıcının bütçesini zorlamadan rahatça ulaşabileceği bir seviyeye iniyor.

Piyasaya çıktığı ilk anlarda bir donanımın bu kadar fazla fiyata sahip olmasının nedeni, geliştirme aşamasında yapılan harcamaları telafi etmektir. Söz konusu yatırımlar karşılandığında ürün ucuzlamaya başlar ve daha yeni modeli yüksek fiyatlarla piyasaya çıkarılır. Bu döngü böyle devam edip giderken üretici firmalarda satışlarını gerçekleştirir ve geliştirmelere devam ederler.

Yukarıda anlatılan durum herkese çok mantıklı gelmesine rağmen ne yazık ki yazılım konusunda bazı kullanıcılar tarafından aynı tutarlılık gösterilemiyor.

İş donanıma geldiğinde kullanıcılar orijinal almayı yeğliyorlar çünkü taklitleri ya da düşük kaliteli olanları daha ucuz olmasına rağmen hem kullanım ömrü hem de verimliliğinin istenilenin altında olacağı herkes tarafından gayet açık bir şekilde biliniyor.

Yazılım ele alındığına ise donanımda görülen tablo biraz değişiyor ve kullanıcıların bazıları korsan yazılım kullanmakta bir sakınca görmüyor. Buna gerekçe olarak da fiyatların yüksekliği gösteriliyor. Elle tutulur, somut bir ürüne para verirken böyle bir değerlendirme yapmayan kullanıcıların yazılım konusunda aynı şekilde düşünmemesi ise kulağa biraz tuhaf geliyor.

Nasıl orijinal donanım kullanmanın avantajları varsa, lisanslı yazılımların da kullanıcılara sağladığı yararlar vardır.

Her şeyden önce lisanslı yazılım sahibi kullanıcılar karşılaştıkları sorunlarda yazılım üreticilerinden gerek web ortamında gerekse telefonda sağlıklı bir şekilde destek ve yardım hizmetlerini alabiliyorlar.

Üstelik bir çok üretici firma yeni versiyonu çıkan yazılımlarını eski sürümün lisansına sahip olan kullanıcılarına daha düşük fiyatla sunuyorlar.

Üreticinin inisiyatifine bağlı olarak, orijinal olmayan yazılımlar çıkan yama ve güncellemelerden yararlanamayabiliyor. Söz konusu güncellemeler arasında kritik güvenlik açıklarını kapatanların da olduğu hatırlanırsa; bu tür yamaların yüklenememesi bilgisayarlar içinde de önemli bir risk teşkil edecektir.

Bütün bunlar bir kenara itilse bile her şeyden önce bu yazılımları üreten firmalar ve çalışanları geçimlerini bu şekilde sağladıkları için, korsan kullanım bu kesime büyük zararlar vermektedir. Yeterli kazancı elde edemeyen bir firma kapanabilir ve insanlar yeni sürümlerden mahrum kalabilir. Özellikle bazı alanlarda sadece tek bir yazılımın öne çıktığı düşünüldüğünde meslekleri için o yazılımı kullananların ne kadar zor durumda kalacağı tahmin edilebilir.

Lisans sorunlarının giderek daha fazla dile getirilmesi hem Türkiye’de hem de uluslar arası arenada fikir eserlerini koruma adına daha caydırıcı cezaların oluşturulmasını sağladı. Artık bu tür durumlar daha sık takip ediliyor ve tespit edilmesi halinde kullanıcılar çok zor durumlarla karşı karşıya kalıyor. Bütçelerinde yazılıma çok fazla yer ayırmak istemeyen kullanıcıların alternatif ücretsiz yazılımlara yönelmeleri çok daha doğru bir tercih olacaktır.

“Özgür Yazılım” konferansı 20-21 Haziran’da

Linux Kullanıcıları Derneği’nin Türkiye’de özgür yazılım konusunda çalışan birey, firma ve kurumları bir araya getiren ”Özgür Yazılım” dizisinin ikincisi 20-21 Haziran’da TOOB Ekonomi ve Teknoloji salonlarında yapılacak.

Konferansta özgün bildirilerin yanında, bilgi ve deneyimi aktaran konuşmalar,  teknoloji bildirileri ve üç tematik seminer yapılacak.
 
Hiç Linux bilmeyenleri de katılabileceği “Kişisel Linux Kullanımı” seminerinde Pardus ve Ubuntu etrafındaki bireysel kullanımı işlenecek. Diğer iki seminerse, sistem yöneticilerine yönelik “Sistem Yönetimi” ve “Programlama” üzerine verilecek.
 
Konferansın sponsorluklarını  Türksat, IBM, Sun Microsystems, Novell, Yahoo Türkiye, Intel, EMO, Profelis ve Cumhuriyet gazetesi üstlendi.

Herkese açık ve ücretsiz olan konferansta, tematik seminerlere katılanlara  Katılım Belgesi verilecek.
 
Etkinlikle ilgili ayrıntılı bilgiyi http://konfernas.linux.org.tr/ web adresinden edinebilirsiniz.

Kaynak: CNN TÜRK

COOLER MASTER cosmos S RC-1100-KKN1-GP Black Aluminum ATX Full Tower

Bir kaç gündür bilgisayarla uğraşmaktan yazıp çizemedim. Şu bilgisayar acayip bir şey düzgün çalışması için hem harcama yapmak hem de sahmet çekmek gerekiyor. İnsan bir yandan da yahu zaten bozulunca da bunları yapacağım o halde ne diye durup dururken başıma iş aldım demeden de edemiyor.

Neyse sözün özü geçenlerde DirectX 10 neymiş bi görelim diye ekran kartımı yeniledim. Ancak yeni ekran kartım eskisine oranla biraz büyük olduğu için eski Feel kasama sığmadı. Aslında biraz uğraşsam olacakmış gibi bir hali vardı fakat boyu uyduğu takidirde de kasanın içindeki kablolar büyük sorun yaratacaktı. Yani ısınma problemi yaşayacağım üzde yüz aşikardı.

Bende bir karar verdim ve aşağıdaki resimde gördüğünüz COOLER MASTER cosmos S RC-1100-KKN1-GP Black Aluminum ATX Full Tower kasayı aldım.

Önceki kasalarıma oranla bir dev gibi olan bu kasayı çok tuttum. Bundan sonra çok uzun bir zaman yeni kasa almam gerekmez diye düşünüyorum. İlk başta görünüşü tuhaf gelebilir ama benim için önemli olan havalı görünmesi değil işini iyi yapmasıdır zaten…

Her şeyden önce kasa soğutma yönünden tüm ihtiyaçlarımı karşılayacak gibi görünüyor. Yanda 20 lik, arkada bir, üstte üç ve alt ile ön tarafta birer tane 12 lik fan yuvası mevcut. Kasada arkadaki yandaki fanlar standart olarak geliyor. Ayrıca üstte de bir fan var önde de kırmızı ışıklı bir fan da kasa ile birlikte geliyor. Ön ve yan taraflar ızgaralı olduğu için ışık görülebiliyor. Ben de ilave olarak iki adet kırmızı ışıklı fan aldım bugün takmayı planlıyorum.

Kasanın kulaklık, mikrofon, eSATA, FireWire ve 4 adet USB girişi üst tarafta bulunuyor. İlk baktığımda bunlar ne olduğu neden yazılmamış dedm ancak kasayı çalıştırınca her girişim altındaki simgelerin ışık ile gösterildiğini gördim ve bu çok hoşoma gitti. Ayrıca girişleri korumak için bir de kaydırmalı kapak var.

Aynı zamanda kasanın bir çok genişleme yuvası var. Bu modelin bir alt versiyonunda harddiskleri kızaklı çekmecelerle tornavida kullanmadan takabiliyorsunuz ancak bu modelde bu işlem biraz sıkıntılı. Ön taraftaki önünde ışıklı fan olan kutuyu çıkartıp harddiskleri onun içine takıyorsunuz bu şekilde dört adet hard disk kullanabilirsiniz. Kasa çok modern olmasına rağmen floppy yuvası da unutulmamış ki gerçekten hoş bir ayrıntı. Optik sürücüleri de resimde gördüğünüz mavi düğmelerle kolayca takabiliyorsunuz. İsterseniz daha sağlam olsun diye yan taraftan da vidalayabilirsiniz.

Kasanın güç düğmesi de üst tarafta ve dokunmatik. Bazen bu durum alışık olmadığım için sıkıntı yaratabiliyor. Elimi kasanın üzerinde gezdirirken yanlışlıkla kapatabiliyordum ama artık yapmıyorum.

Güç kaynağı da alt tarafta böylece üstten sarkan kablo kalabalığı olmuyor. Zaten kasa ile kablo tutacakları da geliyor. Bütün bağlantılarınızı yaptığınızda kabloları birbirine bağlayıp; kasaya tutturabiliyorsunuz. Böylece zaten içi son derece geniş olan kasa daha da ferah kullanıma sahip oluyor.

Kasanın şu an gözüme çarpan tek eksiği reset düğmesinin olmaması. Zaten şu aralar yeni kasaların çoğunda reset düğmesi görmüyorum. Galiba bu işe alışmam gerekecek.

  • 1
  • 2